Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde cinsel saldırıdan gözaltında tutulan doktor açığa alınacak

İstanbul Yedikule Göğüs ve Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’nde görevli asistan doktor S.E., cumartesi günü nöbetçi hemşire H.Z.’ye (Editörün notu: Güvenlik nedeniyle isim değiştirilmiştir) cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

İki gündür gözaltında olan asistan doktor S.E., söz konusu cinsel saldırıyı kabul etti, kendisini üç yıldır H.Z. ile flörtleştiği iddiası ile savundu. Konuyla ilgili hastane yönetiminin gerekli işlemleri yapacağı ve S.E.’nin açığa alınacağı öğrenildi.

‘MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLSİN’

Hastanede görevli kadın çalışanlar ise benzer taciz vakalarının sıkça yaşandığı ve yönetimin bu olayların üzerini örttüğü iddiasıyla hastane önünde basın açıklaması yaptı. Burada konuşan Radyoloji Teknisyeni ve SES Aksaray Şube Başkanı Yasemin Bakır, yaşananlarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’na müfettiş görevlendirmesi için çağır yapacaklarını söyledi.

‘BU BİR İFŞA AÇIKLAMASIDIR’

Yedikule Hastanesi çalışanları adına konuşan Bakır, “Bu, iş yerimizde uzun süredir yaşanan ve gelinen noktada sistematik bir şekilde kadınların maruz kaldığı cinsel saldırıların ve tacizlerin ifşa açıklamasıdır” dedi.

‘KURUMUN YÖNETİCİLERİ SESSİZ KALMAYI TERCİH ETTİ’

Bakır, hastane önünde yaptığı açıklamada, “İnkar etmenin ve yok saymanın kadına yönelik her türlü saldırıyı ortadan kaldırmayacağını haykırıyorken, bu kurumda, mesai başındaki çalışma arkadaşımız, asistan doktor S.E. isimli erkek fail tarafından cinsel saldırıya maruz kaldı. Sizlere sistematik saldırıların, örtbas edilen olayların nasıl gün be gün tacizci ve tecavüzcü zihniyetleri koruyup cesaretlendirerek, en son bir arkadaşımızın cinsel saldırıya uğramasına dönüştüğünü anlatacağız. Bu kamu kurumunda, bahsettiğimiz 2 yıllık zaman dilimi içerisinde yoğun bakım servisinde yatan bir hasta, hasta bakıcı tarafından cinsel saldırıya maruz kaldı. Olaya tanık olan çalışanlar bu kişiyi o gece alandan uzaklaştırdı ve hakkında tutanak tuttular. Fakat kurum idarecileri olayı duydukları anda bu kişiyi iş yerinden uzaklaştırmadıkları gibi ilgili tutanağı kendilerine referans alarak bunun sorumlularının tüm boyutları ile gün yüzüne çıkarılmasını sağlamadılar. Adli bir suç olan bu durumu ilgili mecralara taşımadılar. Çünkü biliyorlardı; kurumun yöneticileri olarak böyle bir soruşturmanın ucu kendilerine de dokunacaktı. Sessiz kalmayı, üstünü örtmeyi, suç ortağı olmayı tercih ettiler. Bu saldırıyı kendileri de ifşa etmediler. Saldırıya uğrayan kadın hastamız 3 gün sonra, evet yanlış duymadınız tam 3 gün sonra yoğun bakım servisinden bir klinik servisine transfer edildikten sonra ancak şikâyetçi olarak ifşa etti. Çünkü ilgili saldırgan kendisini yoğun bakım servisinden sağ çıkamamakla tehdit etmişti.”

‘BIÇAKLI SALDIRGAN TERFİ ALDI’

Hastanede güvenlik zafiyeti olduğunu belirten Bakır, şöyle devam etti: “Bu kamu kurumunda güvenlik önlemleri alınmadığı için, daha 2 aylık hemşire olan arkadaşımız, ‘pandemide ilgili ve yeterli önlemler alındı’ imajı yaratılmak için açılan ve merkez binamıza 2 saat uzaklıkta olan, çoğu çalışanın nerde olduğunu dahi bilmediği Arnavutköy Niyazi Kurtulmuş Ek Binası’nda bıçaklı saldırıya uğradı ve 6 ay raporla evine gönderilerek üstü örtüldü. Arkadaşımızın bu saldırıdan tesadüfen kurtulduğunu aylar sonra öğrendik, yine hiç kimse hakkında soruşturma ve ihmal tartışması yürütülmedi. ‘Güvenlik zafiyeti var’ dememize rağmen Hadımköy Ek Binası’nda her hangi değişikliğe gidilmedi. İsmin ve etiketin her şeyin üzerinde olduğunu yaşayarak öğrendiğimiz işyerimizde, güvenlik personeli, yani hepimizin güvenliğinden sorumlu olan kişi, birden fazla kadını taciz etti, kurum amirlerine tacize uğrayan kadınlar yaşadıkları ile ilgili bilgilendirme yaptılar, fakat yine üstü örtüldü. Gözden uzak olan sözden de uzak olur denilerek, biraz önce bahsettiğimiz şehrin neresinde olduğunu çoğu çalışanın bilmediği o ek binaya gönderilerek, suların durulması, olanların unutulmasına terk edildi. Aylar sonrasında terfi alan bu şahıs güvenlik amiri olarak Yedikule de mesaisini doldurmaya devam etti.”

Olayların üstünün örtüldüğüne dikkat çeken Bakır, “Bu iş yerinde bir hasta yakını, gece nöbetçi hemşire tarafından kandırılarak duygusal ilişkiye sürüklendirildiğini ve olayın cinsel ilişkiye kadar vardırıldığını kurum amirleri ile paylaştı. Yine ilgili fail gözden uzağa alınarak olayın üstü örtüldü. Hatta gözden uzağa gönderildi demekle haksızlık edilir, mükafatlandırıldı denilecek kadar rahat bir yerde çalıştırıldı. 3 gün önce cinsel saldırıya uğrayan çalışma arkadaşımızın yaşadıkları henüz kendisi tarafından ifşa edilmemişken, aynı gün ve birkaç saat öncesinde, yine bir kadın arkadaşımızın, 1 yıldır sistematik bir şekilde duygusal ilişkiye zorlandığını ve tacizlere maruz kaldığını öğrendik. Üstelik 3 ay önce yaşananları hastane müdürü ile paylaştığını ve hiçbir şey yapılmadığını ifade ediyordu. Yaşananları İlk defa kendi ağzı ile çalışma arkadaşlarıyla paylaşan, dayanışma talep eden ve gerekli olan ne varsa yapmak konusunda beyanda bulunan bir kadın arkadaşımız vardı. Yukarıda sizler ve kamuoyu ile paylaştığımız tüm saldırılar ve üstü örtülen olaylar silsilesi hakkında süreci zorlamamıza rağmen, mağdur arkadaşlarımızın isminin olayla anılmasına dair yaşadıkları tereddütler ve kurum amirlerini karşısına almaya dair çekinceleri yüzünden yaşananları suç duyurusuna dönüştüremedik. Kadının beyanının esas olduğu bilinci ve ifşa kararının kendisi üzerindeki etkilerinin önemini bildiğimiz için kurum amirleri ile her seferinde yaşananları sözel olarak paylaştık ve yaşananlar karşısında yapılması gerekenler konusunda görüşmeler yaptık. Bizler Yedikuleli kadınlar olarak, elimizde cinsel tacize dair ilk defa beyanda bulunmayı kabul eden bir kadın arkadaşımız üzerinden, kamuoyuna bu olaylar silsilesini ve ihmalleri tüm boyutlarıyla paylaşmayı düşünürken, aynı günün saatler sonrasında hemşire arkadaşımızın doktor S.E. tarafından cinsel saldırıya uğradığı bilgisiyle sarsıldık. Çalışma arkadaşımız sadece S.E. isimli fail tarafından cinsel saldırıya uğramadı. Her gün duyup sessiz kaldığımız, bakıp görmediğimiz, görüp bir şey yapmadığımız, yapsak da daha fazlasına ihtiyaç olduğunu idrak etmemizin de kurbanıdır. Failin ilgili cezayı alması için yaşanan saldırının sonuna kadar takipçisi olacağız. Arkadaşımızı o mahkeme salonuna hiçbir zaman yalnız yollamayacağız” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*